İyi, Kötü ve Çirkin posteri

İyi, Kötü ve Çirkin

Üç adam için Sivil Savaş cehennem değildi, sadece alıştırmaydı.

4,5 12 puan

İyi, Kötü ve Çirkin Konusu

Ortak bir hedefe doğru değişik nedenlerle yol almakta olan üç silah arkadaşı aslında kader açısından yolları kesişmiş insanlardır. İsimleri İyi, Kötü ve Çirkin olan bu kişiler için o dönemdeki Amerikan İç Savaşı bir araçtır. İyi ile Çirkin’in risk barındıran ancak iyi para getiren işleri mevcuttur. Çirkin, aranan azılı bir suçlu olduğu için İyi onu adalete teslim edip önce ödülünü alıyor sonra da darağacından riskli bir metot ile kurtarıp bir sonraki işe kadar sağ kalmasını sağlamaktadır. Bir gün gizli bir hazinenin ortaya çıkmasıyla ikilinin araları bozulur. Onlar birbirleriyle didişirken ortaya üçüncü bir hazine avcısı çıkar; o da Kötü adındaki kişidir. Artık her şeyin başka türlü yaşanma zamanıdır...

  • Yayın tarihi
  • 23 Aralık 1966
  • Süre
  • 161 dk
  • Türler
  • Vahşi Batı
  • Yönetmen
  • Sergio Leone

Puanlamak, listelemek ve yorum yazmak için giriş yap.

Giriş yap Kayıt ol

İyi, Kötü ve Çirkin Oyuncuları

Topluluk puanı

4,5
12 puan

Puan dağılımı

  • 5★ 6
  • 4★ 6
  • 3★ 0
  • 2★ 0
  • 1★ 0
  • 12 izledi
  • 0 izliyor
  • 0 izleyecek
  • 0 bıraktı
  • 0 beğeni

Topluluk ruh hali

1 kişi his bıraktı
  • Peak1

Karakterler

Kadroyu tek tek puanla. En sevilen karakter topluluğun kararı.

Karakterleri puanlamak için giriş yap.

Nerede izlenir

Abonelik

fuboTVMGM+ Amazon ChannelPhiloMGM Plus Roku Premium ChannelMGM Plus

Kirala

Amazon VideoApple TV StoreGoogle Play MoviesYouTubeFandango At HomeSpectrum On DemandPlex

Satın al

Amazon VideoApple TV StoreGoogle Play MoviesYouTubeFandango At Home

Yorumlar

  • poci_kerim_sentar_numero_one avatarı poci_kerim_sentar_numero_one

    ya gringo bi halta yaramadın film boyu clint de zaten mega mind patrick jane gibi geziyor ortalıkta

  • hakanercan

    Spaghetti Western alt türünü Amerikan sinemasının kurduğu o steril mitolojiden çekip alıp çölün tozuna, terine ve ahlaki çürümesine teslim eden Sergio Leone dehasını anlamak için bu filmin zamansızlığına bakmak yeterli. Yıllar önce üniversiteye henüz başlamamışken Kadıköy'deki eski bir sahaftan bulduğum İtalyan sineması kitabını hatmedip hemen ardından izlediğim o akşamı hiç unutmuyorum; görsel dilin ve montaj ritminin böylesine radikal bir üslupla kullanılışı sinema algımı tamamen değiştirmişti. Leone, John Ford gibi ustaların temsil ettiği klasik Western anlatısındaki o siyah-beyaz ahlak kodlarını, kanun adamı kahramanları ve net sınırları yerle bir ediyor. Karşımızda ne bir kurtarıcı ne de tam anlamıyla ideolojik bir dava var; sadece İç Savaş'ın anlamsız vahşeti fonunda kendi bencil çıkarlarının peşinden koşan, paranın kokusunu alan üç tekinsiz figürün grotesk yürüyüşü mevcut. Filmin biçimsel yapısı ve mise-en-scène düzenlemeleri tam bir auteur vizyonunun ürünü. Leone'nin alametifarikası olan aşırı geniş açılar (extreme long shot) ile yüzlerin en ufak kırışıklığını, göz bebeklerindeki tereddüdü yakalayan aşırı yakın planların (extreme close-up) keskin tezatı, sinema tarihinin en etkileyici gerilim inşasını oluşturuyor. Yönetmen zamanı bükmeyi çok iyi biliyor; dakikalarca tek bir kelime edilmeyen, sadece rüzgarın uğultusu ve karakterlerin bakışmalarıyla örülen o uzun sekanslar ana akım sinemanın sabırsız tüketim refleksine adeta meydan okuyor. Geniş İspanya çöllerinde kurulan o derinlikli kompozisyonlar, karakterlerin ahlaki yalnızlığını ve coğrafyanın acımasızlığını harika bir görsel mimariyle sunuyor. Ennio Morricone'nin müzikal dehasına değinmeden bu yapıtı tahlil etmek imkansız. Bestelenen müzikler sadece sahnelere eşlik eden pasif melodiler değil; adeta filmin dördüncü ana karakteri, anlatının diegetik dokusuna sızan bir çığlık gibi. Islıklar, elektro gitar tınıları ve vahşi hayvan seslerini andıran o ikonik vokal kullanımı, klasik orkestrasyonun sınırlarını aşarak sinematik bir devrim yaratıyor. Özellikle Sad Hill mezarlığında geçen o meşhur üçlü hesaplaşma sahnesi, montaj ve müziğin nasıl tek bir nefes gibi hareket edebileceğinin zirve noktasıdır. Tonino Delli Colli'nin olağanüstü görüntü yönetimi altında kamera giderek hızlanan bir ritimle yüzler, eller ve silah kılıfları arasında dans ederken Morricone'nin kreşendosu seyirciyi fiziksel bir gerilimin içine hapsediyor. Sinematografik açıdan kusursuz bir kurgu balesi bu. Oyunculuk kanadında Clint Eastwood'un mimiksiz, duygudan arındırılmış soğukkanlı karizması ile Lee Van Cleef'in yırtıcı, acımasız zarafeti birbirini kusursuz tamamlıyor. Fakat filmin asıl kalbi, grotesk ve trajikomik enerjisiyle Eli Wallach'ın hayat verdiği Tuco karakterinde atıyor. Ahlaksızlığın, hayatta kalma içgüdüsünün ve derin bir sınıfsal öfkenin beden bulmuş hali olan bu figür, senaryonun o alaycı kara mizah damarını sırtlıyor. Manastır sahnesinde kardeşiyle yüzleştiği o kısa an bile Leone'nin sadece stilize şiddet üretmediğini, karakterlerinin arkasındaki derin trajediyi tek bir bakışla görünür kılabildiğini kanıtlıyor. Amerikan İç Savaşı'nın yarattığı devasa yıkımı, bir köprünün havaya uçurulması sahnesi üzerinden öylesine absürt ve anlamsız bir boyutta ele alıyor ki film alt metninde çok güçlü bir savaş karşıtı manifesto barındırıyor. Karakterler binlerce askerin birbirini katlettiği bu kaosu yalnızca bir engel veya hazineye giden yolda bir paravan olarak görüyor; bu da Leone'nin insan doğasına dair o sert ve alaycı bakış açısını somutlaştırıyor. Süresinin uzunluğuna rağmen ritmini hiçbir an kaybetmeyen, biçimsel cüretiyle bugün bile çekilen her aksiyon ve gerilim sekansına ilham vermeye devam eden anıtsal bir klasik bu. Türün sınırlarını genişleten ve sinema gramerini yeniden yazan gerçek bir görsel senfoni.

  • eren_tunc

    Yıllar evvel izlememe rağmen o mezarlık sahnesindeki gerilimi ve Morricone'nin müziğini dün gibi hatırlarım. Leone'nin acele etmeyen yönetimi ve Eli Wallach'ın muazzam performansı sayesinde gerçek bir sinema dersi niteliğinde.

Benzer Filmler

İyi, Kötü ve Çirkin beğendiysen bunlara da bakabilirsin.