Once Upon a Time in Anatolia poster

Once Upon a Time in Anatolia

4.4 5 ratings

Once Upon a Time in Anatolia — Plot

A group of men set out in search of a dead body in the Anatolian steppes

  • Release date
  • September 23, 2011
  • Runtime
  • 163 min
  • Genres
  • Drama, Crime
  • Director
  • Nuri Bilge Ceylan

Log in to rate, list, and review this title.

Log in Sign up

Once Upon a Time in Anatolia — Cast

Community rating

4.4
5 ratings

Rating distribution

  • 5★ 2
  • 4★ 3
  • 3★ 0
  • 2★ 0
  • 1★ 0
  • 6 watched
  • 0 watching
  • 0 watchlist
  • 0 dropped
  • 0 likes

Characters

Rate the cast one by one. The best-loved character is the community’s call.

Sign in to rate characters.

Where to watch

Rent

Apple TV Store

Buy

Apple TV Store

Reviews

  • ysf27

    Karanlığın ortasında ilerleyen iki araba farının bozkırın sararmış tepelerinde bıraktığı o soluk iz, Türk sinemasında mekân ve varoluş ilişkisinin kurulduğu en kusursuz sekanslardan birine kapı aralar. Bu filmi yıllar evvel, henüz sinema üzerine bu kadar derinleşmediğim bir dönemde ilk kez izlediğimde bile kadrajların ardındaki o sarsıcı ağırlığı hissetmiştim. Bugün Antep'in boğucu bürokrasi çarkları arasında, evrak yığınlarının ortasında bozkırı ve insanın çaresizliğini düşündüğüm her an aklıma ilk gelen referans noktasıdır. Yönetmen burada sıradan bir adli vakayı, bir ceset arama meselesini alır ve Kiarostami estetiğini andıran bir sabırla Çehovvari bir ahlak sorgulamasına dönüştürür. Otomobillerin virajlı toprak yollarda bir belirip bir kayboluşu, tekinsiz bir coğrafyanın karakterlerin iç dünyasını nasıl yuttuğunu gösteren bir görsel metafordur adeta. Mizansen açısından değerlendirildiğinde, gecenin zifiri karanlığında sadece araçların farlarıyla ve lüks lambasının çiğ sarısıyla aydınlatılan yüzler, adeta Rembrandt tablolarındaki ışık gölge zıtlığını bozkırın ortasına taşır. Bu plastik doku taşranın çürümüşlüğünü örtbas etmez, bilakis onu daha da çıplak hale getirir. Yönetmenin kurduğu tempo dengesi, ana akım seyircinin alıştığı o ucuz anlatı dinamiklerini tamamen reddeder. Olay örgüsünün kendisi değil, o arayış esnasında kurulan anlamsız diyaloglar, bürokrasinin absürt detayları ve karakterlerin yüzlerine sinen tükenmişlik filmin asıl omurgasını oluşturur. Bir cesedin yerini ararken manda yoğurdundan bahseden bir savcı ve komiser portresi, taşranın zaman algısını ve insanın kendi vicdanından kaçmak için nasıl gündeliğin arkasına sığındığını muazzam bir diegetik ses kullanımıyla destekler. Rüzgarın kuru otlar arasındaki uğultusu, araba motorunun tekdüze hırıltısı ve uzaktan gelen çoban köpeklerinin havlamaları, karakterlerin içsel boşluğunu dolduran yegane unsurlardır. Doktor Cemal ile Savcı Nusret arasındaki o örtük gerilim, aydın ile sistemin, akıl ile kaderci kabullenişin çarpışmasıdır. Elektriğin kesildiği köy evinde muhtarın kızıyla karşılaşılan o sekans, Tarkovski sinemasındaki metafizik aydınlanma anlarını hatırlatacak denli şiirseldir. Bir anlığına karanlığın içinde beliren o genç kızın yüzü, bu kokuşmuş erkekler dünyasında bir vicdan aynası vazifesi görür. Yıllar geçse de hafızamdan silinmeyen bu sahne, saf bir auteur dokunuşunun sinemada ne anlama geldiğinin kanıtıdır. Bütün bu soruşturma süreci aslında cesedin nerede olduğundan ziyade, bu coğrafyada yaşayan herkesin kendi suçunu, kendi çürümesini hangi toprağın altına gömdüğü sorusunu sorar. Sinematografik olgunluğu, her bir planın milimetrik hesaplanmış kompozisyonu ve derin metin katmanlarıyla sadece yönetmenin kariyerinin değil, modern sinema tarihimizin de zirve noktalarından biridir.

Similar Films

If you liked Once Upon a Time in Anatolia, these are worth a look.