Savaşın o soğuk ve acımasız yüzünü iki masum çocuğun gözünden anlatması yüreğimi burktu. Küçük oyuncuların doğallığı ve o temiz dostluk, insanı derinden sarsan bir vicdan muhasebesine sürüklüyor.
the tiny dollhouse details and the harp music are so insanely pretty to look at between study breaks but the story itself just felt kind of empty by the end like nothing really happened honestly visually stunning as always for ghibli just wanted a bit more punch 😭
alan ritchson ile owen wilson ikilisi acayip iyi olms temposu hic dusmedi gece gece su gibi akti gitti kovalamaca sahneleri fena sardi tam kafa dagitmalik film
kızın yalnızlığı beni paramparça etti resmen, daisy edgar-jones öyle duru oynamış ki ağlamaktan içim çıktı gece gece. doğası atmosferi aşırı iyiydi, finalinde de darmadağın oldum zaten. bayıldım
Ne zaman denk gelsem yine oturup baştan sona izliyorum, insanın içini öyle bir ısıtıyor ki. Forrest'ın o temiz kalbi ve annesiyle olan bağı beni her defasında ağlatıyor. İki saati aşkın süresi var ama su gibi akıp gitti, hiç sıkmadı. Gerçekten harika bir film.
bunun yaydigi aura bambaska bi seviye ya cizimler muzik aksiyon temposu falan derken adamlar harbi yapmis her part ayri prime akiyo net peak fiction bosuna ovmuyorlarmis fena sardi beni
keanu baba yine raconu koymuş ortaya vurduğu yerden ses geliyor ama bir yerden sonra aynı kavgalar sıktı biraz. 🔥 temposu ilk iki film gibi akmıyor, uzattıkça uzatmışlar sanki. beşiktaşın temposuz lig maçları gibi bir tık baydı ortalarda ama izlenir yani yoklukta gider
Hafta sonu kahvemi alıp başına oturdum ve atmosfer beni anında içine çekti. Florence Pugh rolünde gerçekten muazzam oynamış, o tekinsiz ama güçlü tavrı sahneleri tek başına sırtlıyor resmen. Prodüksiyon kalitesi ve temposu o kadar yerinde ki bir çırpıda bitti, kesinlikle tavsiye.