- Followers
- Following
- Titles
- 46
- Lists
- 1
Written reviews
Reviews
-
The Housemaid
Gaziantep'in bu boğucu sıcağında ve gümrük evraklarının bürokratik tekdüzeliğinde kıvranırken, sinemanın hala bir mekan inşa etme ve o mekan üzerinden seyircinin sinir uçlarıyla oynama sanatı olduğunu hatırlatan işlerle karşılaşmak gerçek bir vaha etkisi yaratıyor. Klostrofobik bir evrenin kapılarını aralayan bu yapım, ilk saniyesinden itibaren kurduğu o tek...
-
The Imitation Game
Şehitkamil'deki ofiste masamın üzeri yine akreditif belgeleri ve gümrük beyannameleriyle dolup taşarken, zihnimin bir köşesinde aylardır ertelediğim bu metni nihayet kağıda dökme zorunluluğu belirdi. Morten Tyldum imzalı bu yapımı izleyeli epey bir zaman geçti fakat popüler kültürün ve akademi çevrelerinin filme atfettiği o yersiz kutsiyet hafızamda hala rah...
-
Schindler's List
Tarihsel bir trajediyi estetik bir nesneye dönüştürmenin getirdiği ahlaki sorumluluk, sinema teorisinin her zaman en çetrefilli tartışmalarından biri olmuştur. Uzun süredir zihnimin bir köşesinde duran, üzerine etraflıca bir şeyler karalamayı ertelediğim bu filmi yeniden düşünürken beni asıl yakalayan şey, Spielberg'in ticari sinemanın altın çocuğu kimliğini...
-
Once Upon a Time in Anatolia
Karanlığın ortasında ilerleyen iki araba farının bozkırın sararmış tepelerinde bıraktığı o soluk iz, Türk sinemasında mekân ve varoluş ilişkisinin kurulduğu en kusursuz sekanslardan birine kapı aralar. Bu filmi yıllar evvel, henüz sinema üzerine bu kadar derinleşmediğim bir dönemde ilk kez izlediğimde bile kadrajların ardındaki o sarsıcı ağırlığı hissetmişti...
-
Distant
Büyük şehrin soğuk griliğinde insanın kendi yalnızlığıyla kurduğu o mesafe, sinemada pek az yönetmenin bu kadar çıplak bir görsel dille ele alabildiği bir temadır. Yıllar önce bir kış gecesi, taşranın o üzerime yapışan sıkışmışlığından kaçma hayalleri kurarken izlediğim bu yapım, beni sadece konusuyla değil, kameranın o mesafeli, neredeyse yargılamayan ama h...
-
Destiny
İnsanın kendi felaketine bu kadar şuurlu ve bu kadar büyük bir arzuyla yürüdüğü başka bir metin sinemamızda var mıdır, gerçekten şüpheliyim. Yıllar önce bir gece vakti küçük bir bilgisayar ekranında izlediğim bu film, o günden beri zihnimde Dostoyevski romanlarının kanlı canlı bir sinematografik izdüşümü olarak durur. Yönetmenin o tavizsiz, çiğ ve hiçbir est...